[x]
All Deviations




Ocak Gecesi

Doktor Ahmet Bey, hararetle üniversitenin dergisinde çıkacak yazısını yetiştirmeye çalışıyordu. Yazıyı bitirdikten sonra ünvanını ve ismini yazıp altına imzasını attı. Durdu. Birşeyi farketti. Bulunduğu mevki, çok özel bir mevkiydi; herkes ona saygıyla bakıyordu.
Arkasına yaslandı, gözlerini kapattı. Soğuk bir Ocak gecesini hatırladı. Mahmutbey semtinin dar ve dik yokuşlarındaki evlerden birinde bir Ocak gecesi. Anne, buğulu camı eliyle silip silip camdan dışarı bakıyordu. Yokuşu çıkmakta zorlanan heybetli, genç bir adam görününce kapıya yanaştı. Büyük bir sessizlikle odanın içi aydınlandı, sokağın zayıf ışıklarıyla.
Baba, yüzündeki yorgunluğu gizlercesine odanın kapısından bakan çelimsiz çocuğa gülümsedi. Baba, ıslanmış örme ceketiyle içindeki yeleğinin arasından yağmurdan nemlenmiş bir kitap çıkardı. Çelimsiz çocuğun gözleri parladı. Babasının kollarına atladı; sıkıca sarıldı.
İçeri girdiler sessizce. Anne, sofra bezini getirdi mutfaktan. Baba ise gaz lambasını yakmak için kibrit aradı etrafında. Çelimsiz çocuk ise gaz lambasının aydınlatmasını beklemeden yanan sobanın verdiği ışıkla kitabı açtı. Baba, oğlunun kitabı ne büyük iştahla okuduğunu görünce, gözleri doldu.
Anne içeriden büyük yemek tepsisini getirdi. İçinde biraz yoğurt, iki üç haşlanmış patates, biraz çorba, soğan ve ekmek vardı. Çelimsiz çocuk da sofraya yanaştı ve yemeklerini yediler. Yemek bittikten sonra çelimsiz çocuk babasına sordu:
-Baba, ben ne zaman okula gideceğim?
Baba, başını öne eğdi. Doğru düzgün iş yapamayan, hasta, hammal bir adamın parası olmazdı ki çocuğunu giydirsin, süslesin, kitaplarıyla okula göndersin. Annesi üzüntüyle karışık gülümsedi oğluna:
-Gideceksin evladım. Biraz daha büyü, gideceksin sen de.
Çocuk, başını öne eğdi, alt dudağını büktü. Kısık bir ses tonuyla:
-Bizim Mıstık gidiyormuş da...
Baba, oğluna baktı, sonra bir hışımla sokak kapısını açip dışarı çıktı. Anne de telaşlanip onun arkasından çıktı. Baba, merdivenlere oturup çektiği bu sefalete, okutamadığı oğlununun sözüne haykıra haykıra ağladı.
Çelimsiz çocuk, gizlice karanlık odanın kapısından dışardan gelen ışığa doğru kafasını çıkardı. Orada gördüğü resmi hiç bir daha hiç unutmadı. Herkesin saygı duyduğu bir profesör olduğunda bile.
©2006-2008 ~paragraf
Details
Submitted: May 31, 2006
File Size: 3.3 KB
Image Size: 73.7 KB
Resolution: 340×567
Comments: 0
Favourites & Collections: 1 [who?]

Views
Total: 70
Today: 0

Downloads
Total: 2
Today: 0

Thumb

Author's Comments

19 Mayıs 2006, ~asliersuzer
[x]

Devious Comments

love 0 0 joy 0 0 wow 0 0 mad 0 0 sad 0 0 fear 0 0 neutral 0 0

No comments have been added yet.